Category Archives: İBRAHİMGEZMİS

TrafficMagician – Kazançlı Surf Sayfası

Published by:

Merhabalar,

Hem Surf Yapıp Hem de Para Kazanmak Mı İstiyorsunuz?

http://trafficmagician.com/?rid=9091

Üye Olun ve Bilgisayar Başından Sadece 50 Dakikanızı ayırarak 3-5 dolar kazanın…

 

————————————————————————————————–

 

Hey There,

Are You Just Not Feeling The Magic With Your Current Traffic Sources?

You Should Put The Magic Back In Your Marketing Today And Get Some Top Quality Traffic Right Now!

http://trafficmagician.com/?rid=9091

The Traffic Magician Is Here And We Will Put The Magic Back Into Your Online Marketing!

Join Now!

Regards,

ibrahim gezmis

Kısaca Minecraft Nedir?

Published by:

Minecraft – Popüler Strateji ve Simülasyon Oyunu

 

Oyunlar sektörü günümüzde git gide kendini geliştirmekte ve her gün yeni oyunlar çıkararak güzel vakit geçirmemizi sağlamaktadır. Oyun sektörünün en başarılıları ise gerçekçiliğe dayalı oyunlarıdır. Kullanıcılar gerçekçiliğin aktarılmış olduğu oyunları tercih ederken oyunu adeta gerçek yaşamlarındaymış gibi kullanarak vakit geçiriyorlar. Bu gerçekçilik oyunlarından birisi ise son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz “Minecraft” strateji oyunudur. Bu oyun strateji kategorisinin en başarılı oyunları arasında yer alarak son günlerde her yaşa hitap etmektedir. Tasarım amaçlı bir oyun olarak yapılmış olan “Minecraft” aslında tasarımdan çok daha öte bir “Kendi Dünyanı Kurma” oyunu olarak adlandırılabilir. Yapılmış olduğu 2009 yılınca grafikleri nedeniyle popüler olacağı düşünülmeyen bu oyun düşünülenin aksine günümüzde milyonlarca kullanıcıya sahip olmuştur. Bu oyun 2009 yılında sadece 1 hafta içinde yazılıp tamamlanmış ve günümüze kadar çeşitli güncellemelerle gelmiştir.

Gerçek hayat simülatörü olarak adlandırılan “Minecraft” zekâ geliştiren bir strateji oyunudur. Öyle ki bu oyun sayesinden 3 boyutlu tasarımlar yapabilir, hayal gücünün sınırlarını zorlayarak görsel zekânın da gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz. Etkileyici yapılar, zevkinize göre şehirler ve aklınıza gelebilecek her türlü eşyayı kendiniz tasarlayabileceğiniz bu oyunun başından kalkmak oldukça zor olacak. Hayatta kalma modu sayesinde çeşitli karakterlerle savaşarak, birçok çeşit eşya yaparak ve hesabınızı geliştirerek oyuna heyecanlı bir hâl katabilirsiniz. Tam bir gerçek dünyadaymış gibi oynayacağınız bu oyun sayesinde hayvanları keserek etlerini bile pişirebilmektesiniz.

Windows platformunda yayınlanması ardından mobil cihazlar için de geliştirilen “Minecraft” artık her an her yerde oyuna erişme imkânı da sağlamakta. Linux, Mac, Windows gibi bilgisayar sistemlerine ek olarak Android ve IOS işletim sistemli mobil cihazlar ve PlayStation ile Xbox oyun konsollarında da oynayabilirsiniz. Bilgisayarlarda ücretsiz olarak oynanabilen Minecraft oyunu maalesef mobil cihazlarınızda oynamak için belirli bir ücret ödemenizi istiyor.

Minecraft Oyun Modları İse Şu Şekildedir;

  • Klasik Mod: Sınırsız blok sayısıyla özgür bir dünya kurabilirsiniz.
  • Hayatta Kalma Modu: Savaşarak ve ihtiyaçlarınızı karşılayarak hayatta kalmaya çalışırsınız.
  • Zorlayıcı Mod: Hayatta kalma kurallarının yanı sıra eğer başarısız olursanız dünyanız yok olur.
  • Yaratıcı Mod: Hayatta kalma modu olmaksızın tıpkı klasik mod gibi her tür malzemeden yararlanarak istediğinizi yapabilir ufkunuzu geliştirebilirsiniz.
  • Macera Modu: Macera haritaları sayesinde yeni şehirler kurabilir ve yalnızca doğru aletleri kullanarak can ve açlık sınırıyla hayatta kalmayı sağlayabilirsiniz.

Fifa 15’e Değinirken

Published by:

FIFA 15 – Futbol Oyunu

 

Bilgisayarlar hayatımıza girdiğinden beridir eğlence amaçlı olarak sıkça kullanmaktayız. Eğlence amaçlı olarak kullandığımız oyunların sayısı ise oldukça fazla olduğu bir gerçektir. Ama bir oyun var ki o oyun serilerini günümüzde bilmeyen duymayan kalmamıştır. Evet, FIFA, birçoğumuzun çocukluğunda bilgisayar başında saatlerce oynadığı FIFA çeşitli zorluklarla karşılaşsa da günümüze kadar popülerliğini koruyarak gelmiştir. EA Sports firmasının üretmiş olduğu oyun bu sene FIFA 15 ile karşımıza çıkıyor. Zaman zaman tahtını PES oyununa kaptırmış olsa da FIFA son yıllarda en iyi oyun grafiği ve gerçekçi oyun tarzıyla futbol oyunu severlerin neredeyse tamamına yakınına hitap etmekten gurur duyuyor.

FIFA her yeni sürümünde yaptığı değişiklik ve gerçekçilik özelliğiyle kullanıcılarını kendine hayran bırakıyor. 2014 yılı oyunu FIFA14 en büyük rakibi PES ‘in popülerliğini düşürmesiyle yeniden canlanmaya başladı. FIFA 15, internette yayınlanan gamplay videolarıyla henüz piyasaya çıkmadan bu yıla damgasını vuracağını herkese gösterdi. Eylül ayının sonlarına doğru (Tahminen 23 Eylül’de) tüm oyun konsolları ve PC ‘ye çıkacağı belirtilen FIFA 15’i herkes meraklı gözlerle beklemekte. Eylül ayının son haftasında ise ülkemizde raflarda yer alacağı düşünülüyor. FIFA 15 iki farklı paket ile karşımıza çıkacak. İlk sürümün adı standart diğer sürüm ise “Ultimate Team (Ultra Takım)” olarak isimlendiriliyor. Ultimate Team paketinde birçok ek özelliğin yanında Adidas All Star isimli yıldızlar takımı ve Adidas Predator ayakkabı serisi bulunacağı ifade edildi. Ultimate Team sürümünün Xbox 360, Xbox One, PS 3 ve PS4 için daha özel olacağını da eklemek gerek. FIFA 15’in bizler için en önemli yanı ise Türkiye Süper Ligin tüm takımlarıyla oyun içine orijinal olarak eklenmesi.

FIFA 15 şu günlerde piyasaya çıkmasına az bir süre olsa da EA Sports Demo sürümünü yayınlayarak kullanıcılara yeni ürünlerinde nasıl bir oyunla karşılaşacağını göstermiş oldu. Demo sürümünü inceleyip oynayan oyuncuların birçoğu görsel ve gameplay gerçekçiliğinden ötürü hayran kaldığını belirtti. Ücretsiz Demo sürümünü indirme için ise firma kullanıcılara “Origin” üyeliği almalarını ve “Origin” programını bilgisayarlarına yüklemeleri gerektiğini belirtiyor.  Origin üzerinden yaklaşık 2gb FIFA Demo sürümünü kolaylıkla indirebilir ve oynamaya başlayabilirsiniz.

İTÜ24 Yeni Dönemi ve Gezi Parkına Değiniş

Published by:

İTÜ24′te Yeni Dönem

Uzun zamandır köşe yazısı yazmadığımın sonunda farkına vardım ve yeni köşe yazımla sizlerleyim. İTÜ24 ekibine köşe yazılarımla katılarak, önceki zamanlarda yazdığım önemli köşe yazılarım sayesinde gerekli kişilere sesimi duyurabilmiş ve etkili olmuştum. Genel Yayın Yönetmeni ve Kurucusu Gökçe Sezgin sayesinde, köşe yazarı olarak girdiğim İTÜ24 ekibinde habercilik hayatıma başlamış oldum. İTÜ24 ekibinde köşe yazarlığına devam ederken, aynı zamanda da bir haber editörü olarak bugünlere kadar görevimi benimseyerek yapmaya çalıştım. Bu görev bana çok şey kattı ve lise yıllarımda hayalimdeki mesleklerden biri olan habercilik mesleğini, İTÜ gibi Türkiye’nin en iyi üniversitesinde yapmak beni oldukça memnun etti. Gün geçtikçe bu görevi daha çok severek İTÜ24′e güzel şeyler katmaya başladık. Gökçe sayesinde bu görevi zaman zaman düşerek, zaman zaman onun uyarılarıyla kalkarak güzel noktaya getirdiğimizi umuyorum. İTÜ24 ekibine son 1 yılda dahil olmama rağmen, gün geçtikçe Gökçe bana daha da güvenerek İTÜ24′te önemli yetkiler ve görevler verdi. Bir görev adamı olduğumu düşünerek görevlerime oldukça titizlikle yaklaştım, İTÜ24′ü daha da ileriye götürmeye çalıştım. 2012-2013 döneminin ortalarına doğru, ekipçe karar alarak her hafta toplantılar yapmaya başladık. Bu toplantılar ekibin iyice güçlenmesini sağladı. Her toplantı İTÜ24 için bir çok yararlı şeyler yapmamıza imkan sağladı. Bu sürede Sistem Yöneticisi Onur kardeşimin katkılarıyla da İTÜ24 ara yüzünde ve arka yüzünde oldukça önemli şeyler yaparak sistemimizin kararlılığını artırdık. Toplantılar süresince konuştuğumuz tek sorun ise İTÜ’deki her haberi ve her etkinliği paylaşamamamızdı. Gökçe’nin fikri üzerine her fakülteye bir temsilci atayıp bu işleri daha düzenli hale getirebileceğimizi düşündük. Ardından ekibimizi genişleterek fakülte temsilcileri için duyurular yaptık ve sonucunda her hafta birlikte toplanıp, konuşup, sohbet ettiğimiz çok değerli fakülte temsilcisi arkadaşlar edindik.

Ekibimiz büyüdükçe, İTÜ24 istatistikleri de bize ‘siz artık büyüdünüz’ demeye başladı. Gökçe ise bu sıralarda Genel Yayın Yönetmenliği’nin son dönemi olması nedeniyle, işleyişin nasıl gittiğini görmem ve büyük bir sorumluluk almam için bana yol gösterdi. Zor bir görev olacağı kesindi ancak, bu görevi en iyi şekilde yapabilmek için her şeyi yapmaya hazırdım. Gökçe her fırsatta toplantıyı benim yönetip, artık kendimi yavaş yavaş Genel Yayın Yönetmenliği’ne hazırlamamı sağladı. İTÜ24 için çok önemli ve kurulduğundan beridir çok iyi istatistikler aldığımız bir dönemin ardından son toplantımızı şenlikler sırasında yaparak kapanışı yapmış bulunduk. Gökçe’ye, bu önemli görevi bana verdiği için ve kısa zamanda benim bu görevi iyi bir şekilde üstleneceğimi hissettirdiği için çok teşekkür ediyorum. Genel Yayın Yönetmenliği görevimde kendisinden her fırsatta fikir ve yardım alacağım ve bu görevde en az onun kadar iyi şeyler yapabileceğim garantisini vermekten çekinmiyorum  . Bu süreçte her zaman bana yardımcı olan Onur’a da bir o kadar teşekkür ediyor ve yeni dönemde değerli Sistem Yöneticimizle birlikte İTÜ24′ü en güzel şekilde yöneteceğimizi umuyorum.

 

Gezi Parkına Değiniş

Gezi Parkı, İstanbul’da yaşayan bir çok öğrenci gibi benim için de, Taksim gibi beton yığını olan bir merkezin en sakin ve huzurlu yerlerinden birisi olmuştur. Gezi Parkı Taksim’in kalabalığından, gürültüsünden azıcık uzakta, sakin ve birçok insanı mutlu eden bir yerdir. Ancak geçtiğimiz günlerde yaşananlar, bu sakinliğin yerini maalesef şiddet ve saldırılara bırakmasına neden oldu. Olayları ilk günden beri takip etmekteyim fakat bu derece önemli noktalara geleceğini tahmin edemezdim. Gezi Parkı’na desteğim, oradaki masum eylemcilerin oturma eylemi yapmaları sırasında ‘vahşice’ saldırılara maruz bırakılmasıyla başladı. Çevremdeki bazı insanlar bana karşı çıktı ve polisin tutumunun doğru olduğu zırvalarıyla kafamı şişirdi. Olaylar, gün geçtikçe büyümeye ve haklı direnişi sağlamaya başladı.

Bu süreçte biz, İTÜ24 ekibi olarak aldığımız bir karar üzerine sitemizi kapattık. Ancak bu kararımız, kesinlikle değerli okuyucularımızı provoke etme amaçlı değildi. Tek bir düşüncemiz vardı, o da: ‘Gezi Parkı, Gezi Parkı olarak kalmalı’ydı. Bu düşünceyle, ekibimizden bazı arkadaşlar Gezi Parkı’na destek için olayların bulunduğu bölgelere giderek bizlere bilgi aktardılar. Ben bu süreçte İstanbul’da olmamama rağmen en doğru bilgilerin paylaşılması için çaba sarf ettim ve umuyorum ki öyle de oldu. Kimi zaman, provoke edebilecek şeyler yazıp yazmadığımız konusunda endişe ederken farkına vardım ki İTÜ’lülere destek olmak için elimizden geleni yapmışız. Twitter ve Facebook vasıtasıyla, doğruluğundan oldukça emin olduğumuz bilgileri yayınlayarak, zaman zaman da hatalar yaparak bu önemli sürece katkıda bulunduk ve halen daha bulunmaktayız.

Gezi Parkı’na destek amacıyla başlayan eylemlerin, bir anda çok farklı yerlere gelmesinin oldukça talihsiz bir durum olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Çok büyük destek ve umutlarla takip ettiğim Gezi Parkı eylemlerinin, biri veya birileri tarafından, hükümeti devirme gibi olasılıksız amaçlara büründürülmesi beni çok üzdü. Bu eylem başlarken, arkasında hiç bir siyasi güç yokken, birden işin içine BDP ve CHP’nin girmesi, çok farklı yönlere çekilmesine neden oldu. Herhangi bir siyasi görüşü olmayan bir vatandaş olarak, bu siyasi oluşumların hazır eyleme katılmaları benim zihnimde oldukça büyük bir karmaşaya sebep oldu. Bunlar yetmezmiş gibi, üstüne bir de iktidar partisinin bu siyasi olayları kendi tarafına çekerek çıkar sağlamaya çalışması da oldukça manidar oldu. Oysa ki bu bir çevre eylemiydi, çevrecilik hareketiydi, siyasi rant sağlanabilecek bir eylem değildi! İktidar partisi kendisine oy vermeyenlerin orada olduğu gibi saçma ve gereksiz bir düşünceyle ortamı gererek Gezi Parkı eylemlerine yeni bir boyut getirdi; bu boyuta karşı muhalefetin sergilediği tutum ise olayların kreması oldu. Üzüntüyle izlediğimiz eylemler korkutucu noktaya geldi. Evet marjinal diye adlandırılan saygısız birtakım gruplar vardı ve bu gruplar, AKM ‘nin üzerine bölücülerin bayraklarını ve yazılarını asarak Gezi Parkı eylemlerine verdiğim desteği kişisel olarak geri çekmeme neden oldular. Bu andan itibaren o bina üzerinde görmek istediğim ‘akrabam olan değerli insan’ değil, o değerli insanın var olmasını sağlayan Yüce Önderimiz Atatürk’tü; bir sabah uyandığımda haberlerde bu tabloyu görmüş ve “helal olsun o bayrağı, o fotoğrafı asan insana” demiştim.

TV’den izlediklerim gün geçtikçe beni soğutmaya başlamıştı. Lakin bu köşe yazısını yazmadan önce de olanlar oldu. Gezi Parkı eylemi; siyasi rant, bölücü örgütler ve dış ülke pislikleriyle birleşerek lanet bir aşamaya geldi. Şimdi soruyorum hani çevreciydik, hani gezi parkını koruyorduk? Artık bu saatten sonra tek temennimiz şu olmalı; ‘bu olaylar bir an önce bitmeli ve Gezi Parkı, Gezi Parkı olarak kalmalı’. Umuyorum ki önümüzdeki günlerde bu temennimiz birileri tarafından mantıklı görülerek olaylara son verilir. Son olarak, bizler siyasi fikre değil, tek bir düşünceye sahip olmalıyız; Gezi Parkı, Gezi Parkı olarak kalmalı.

Yeni Projem “Erzurum Haber Portalı”

Köşe yazımın son kısmında ise sizlere henüz başlangıç aşamasında olan projemden bilgiler vereceğim. Kısa bir süre öncesinde almış olduğum yazılım eğitiminin bitmesi ardından aklımda olan projeleri yavaş yavaş gerçekleştirmeyi düşünüyordum. Araştırmalarım sonucunda memleketimdeki haberleri Apple mobil cihazlarından takip edebilmek için herhangi uygulama olmadığını gördüm. Bunun üzerine ‘Erzurum Haber Portalı’ adı altında bir uygulama projesi oluşturarak başladım. Uygulama içerisinde Erzurum’un önemli haber kaynaklarından alacağım bilgiler doğrultusunda haber uygulaması yapacağım. Umarım yapacağım ilk uygulama olacak olan ‘Erzurum Haber Portalı’ oldukça beğenilir.

Köşe yazımızı yazma sürecinde bana fikirlerini veren Gökçe ve Onur’a değerli fikirleri için teşekkür ediyorum. Ayrıca köşe yazımı inceleyip yapmış olduğum hataların düzenlemelerini yapan, ekibimize yeni katılan değerli arkadaşımız Elif Süren’e de özel teşekkürlerimi sunuyorum. Ekibimizdeki herkese de birer köşe yazısı yazmaları için çağrıda bulunuyorum.

İbrahim GEZMİŞ

İTÜ’de Gezi Parkı Eylemleri

Published by:

Bilindiği üzere 31 Mayıs gününden önceki 4 güne kadar Gezi Parkı’nda nöbet tutan eylemcilere sabah 05:00’da başlayan müdahalenin ardından, önce İstanbul ve çevre ilçelerde başlayan, ardından ise diğer şehirlere yayılan Gezi Parkı direnişi, bugün de devam etmekte. Bugün, 14. gününe girilen eylemler hala başta İstanbul Ankara ve İzmir olmak üzere bir çok ilde devam ediyor. 1940 yılından beridir Taksim ve İstanbul’un önemli bir simgesi haline gelen “Gezi Parkı” nın yıkılıp yerine AVM veya Rezidans yapılmasına İTÜ öğrencileri ve akademisyenleri de tepkilerini gösterdi. twitter ve facebook üzerinden etkinlikler sayesinde toplanan İTÜ’lüler, tepkilerini hem sosyal medyada, hem de Gezi Parkı ve Beşiktaş’a yürüyerek gösterdiler. Gösterilerde bazı İTÜ’lüler polis müdahalesinden etkilenerek yaralandı ve İTÜ’lü S.V. ise gözünü kaybetti.

İTÜ24 Siteyi kapattı

İTÜ24 ekibi olarak gezi parkı eylemlerine destek için web sitemizi kapattık.

 

İTÜ Gümüşsuyu ve Taşkışla kampüsleri müdahalelere maruz kaldı

Gezi Parkı’na yapılan müdahaleler sonrasında Gümüşsuyu’na kaçan direnişçiler, İTÜ Gümüşsuyu kampüsüne sığındılar ve ardından polis İTÜ Gümüşsuyu kampüsüne tazyikli su ve biber gazı sıkarak şiddeti İTÜ kampüslerine de uyguladı. Ardından gözüne plastik mermi gelen S.V. yaralanarak Alman Hastanesi’ne kaldırıldı ve maalesef bir gözünü kaybetti. Aynı zamanda İTÜ Taşkışla kampüsüne de kaçan direnişçilerin ardından Taşkışla kampüsüne biber gazlı müdahele yapıldı. Binaların otoparklarına sığınan ve yardım için sosyal medyada yayın yapan direnişçilere, İTÜ’lü öğrenciler de destek vererek yardım bilgilerini birçok kişiye ulaştırdı. Fakat bu sırada kampüs binalarına girmek isteyenler için İTÜ Taşkışla ve Gümüşsuyu yönetimi binaların kapılarını kapatarak hiç kimseyi içeri almadı. İTÜ24 ekibi olarak kapıların açılması için gerçek bilgiyi sosyal medyada paylaşarak takipçilerimize duyurduk, fakat ilk müdahalelerde kapılar açılmadı.

Facebook ve Twitter’ı kullanarak İTÜ Ayazağa kampüsünde toplanıldı

İTÜ’lüler facebook ve twitter’dan paylaşımlar yaparak, kampüsün çeşitli yerlerinden toplanarak gezi parkının yıkılmamasına destek verdi. Kampüste toplanan İTÜ’lüler tencere ve tavalarla direnişe destek verdiler, metro girişinde sloganlar attılar. Tepkilerini Büyükdere caddesini trafiğe kapatarak gösteren gençler, uzun bir süre araç trafiğine izin vermedi. Slogan ve pankartlarla direnişe destek, saatlerce sürdü. Tepkinin ardından doğru haber yapmadığı gerekçesiyle NTV stüdyolarına yürüyen direnişçiler, NTV önünde saatlerce oturma eylemi yaparak tepkilerini iletti. Yüzlerce İTÜ’lü, Maslak NTV stüdyoları önünde sabahladı.


İTÜ’lü öğrenciler Büyükdere Caddesi’ni ulaşıma kapattılar.

 

İTÜ’lüler, NTV binası önünde oturma eyleminde.

Ayazağa kampüsünden Taksim’e destek

İTÜ’lüler sosyal medyada örgütlenerek 1 Haziran günü saat 18:00’da Mustafa İnan Kütüphanesi önünde toplanarak Taksim’e gitti.

NEW YORK’tan direnişe Destek

New York’ta, aralarında İTÜ’lülerin de bulunduğu öğrenciler “Gezi Parkı” na destek verdi.

İTÜ Öğrencileri bütünleme sınavlarının ertelenmesi için imza kampanyası başlattı

İTÜ Öğrencileri Gezi Parkı olayları dolayısıyla facebook ve twitter üzerinden bütünleme sınavlarının ertelenmesi için imza kampanyası başlattı. Kısa sürede binlerce kişiye yayılan kampanya maalesef başarılı olamadı ancak, Taşkışla ve Gümüşsuyu’ndaki sınavlar Maslak kampüsüne alındı.

İTÜ Maçka Kampüsü de Beşiktaş’taki olaylarda direnişçileri otoparkında ağırladı 

Eylemlerin Beşiktaş’a sıçraması sonucunda İTÜ Maçka kampüsü de polis müdahalesinden etkilendi. Yaralılara yardımcı olmak isteyen gönüllüler, sosyal medya üzerinden yaralıların Maçka kampüsü otoparkında yardım bulabileceğini ileterek büyük bir yardımlaşma örneği gösterdi. Olayların Beşiktaş’ta büyümesi nedeniyle, Maçka kampüslerinde yapılacak olan Hazırlık Atlama (Proficiency) Sınavı, İTÜ yönetimi kararı ile Maslak kampüsüne alındı.


Prof. Dr. Muhammed ŞAHİN şiddetin sona ermesi için vali ile görüştü

İTÜ’nün bir önceki rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin, eylemlere katılanların iletişimine, twitter’da yaptığı RT’ler ile destek verdi. Günlerdir öğrencilerini düşünüp uyuyamayan Prof. Dr. Muhammed Şahin, İTÜ kampüslerine ve İTÜ öğrencilerine, polisin şiddet uygulamaması için İstanbul valisi Hüseyin Avni Mutlu ile telefonda görüşerek twitter’dan şu açıklamayı yaptı;

Vali ile konuştuğunu belirten Prof. Dr. Muhammed ŞAHİN, olayların yatışması için herkesi sağduyuya çağırdı. Haftalardır düzgün uyumadığını belirten Şahin, öğrencilerine evlerine gitmeleri gerektiğini belirtti.

İTÜ’lülerden provokatif eylemlere karşı dayanışma örneği

Aralarında İTÜ’lülerin bulunduğu direnişçiler, polisin Gezi Parkı’ndan çekilmesinin ardından Gezi Parkı’nda şenlik ve eğlenceler düzenledi. Bu şenliklerin, bazı marjinal gruplar tarafından provokatif eylemlere dönüşmesini engelleyen İTÜ’lüler, belediyeye ait bir kulübenin yakılmasını, elden ele su taşıyarak önledi.

İTÜ rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, İTÜ’nün en büyük öğrenci topluluğu olan İTÜ24’ü, twitter’dan engelledi

Henüz nedenini bilmediğimiz şekilde twitter’dan bizi engelleyen Prof. Dr. Mehmet Karaca, bununla ilgili aydınlatıcı bir açıklama dahi yapmadı. Kendisine gönderdiğimiz maillere hiç bir şekilde cevap vermeyen Karaca’nın bu tutumu, İTÜ’lüler tarafından sosyal medyada oldukça tepki gördü. Ancak Karaca, hâlâ bu engellemenin gerekçesini açıklamadı.

 

Web Sitesi Olmayan Şirket Yandı

Published by:

Yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) ile sermayeşirketlerine getirilen web sitesi kurma konusunda 1 Temmuz 2013’e kadar yükümlülüklerini yerine getirmeyen şirketlerin sorumlularını 6 aya kadar hapis cezası ve 300 güne kadar adli para cezası bekliyor.

Birçok şirketin hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığı yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) ile sermaye şirketlerine getirilen web sayfası kurma zorunluluğunda zaman daralıyor.

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Ticaret Sicil Müdürü Pınar Yayar, yaptığı açıklamada, şirketlerin yeni TTK’ya uyumlu hale gelmeleri gerektiğini belirterek, buşirketlerin anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler olduğunu söyledi.

Pınar Yayar, 1 Temmuz 2013 tarihinde bu kanunun yürürlüğe gireceğini ifade ederek, kanunun kapsamı ve getirdiklerini şöyle anlattı:

“Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içinde web sitelerini oluşturmayan şirketlerin yönetim kurul üyeleri, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin ortakları birtakım cezai müeyyidelerle karşı karşıya kalacak. Bu müeyyidelerden birincisi 6 aya kadar hapis cezası, ikincisi ise 100 günden 300 güne kadar adli para cezası uygulanmasıdır. Web sitesioluşturmuş şirketler de güncel bilgilerini eklemek zorundalar. Güncel bilgilerini yapmayan şirketler de birtakım cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalacaklardır. Onlar için de 100 günden 300 güne kadar adli para cezası söz konusudur.”

 

Şirketsiniz ve web siteniz yok mu o zaman ibrahim@itu24.com mail adresimize mail atın şirketiniz için web sitesini dilediğiniz şekilde yapalım.

Metro Cikolatası ile Calısan Motosiklet : ITU Enerji Enstitusu Muduru Prof. Dr. Altug SiSMAN ile Roportaj…

Published by:

IMG_08301

İstanbul Teknik Üniversitesi Enerji Enstitüsü ve Ülker Dünya’da bir ilki gerçekleştirerek Metro çikolatası ile çalışan Motosiklet yaptı.

Bizde itü24.com ekibi olarak bu konuya dikkat çekmek ve gerçekçiliğini bir kere daha göstermek amacıyla İTÜ Enerji Enstitüsü’ne Giderek Enstitü Müdür Sn. Prof. Dr. Altuğ ŞİŞMAN ile bir röportaj gerçekleştirdik.

 

Röportaj ve Çözümleme: İbrahim GEZMİŞ

Altuğ Şişman Kimdir?

 

Altuğ şişman şu an İTÜ Enerji Enstitüsü Müdürlüğü görevini yürüten öğretim üyelerinden birisidir. Ben aynı zamanda yenilenebilir enerji anabilim dalının bir öğretim üyesiyim.

İTÜ Enerji Enstitüsü Nedir Ne İş Yapar?

 

Sadece lisansüstü eğitimi yapan master ve doktora programları olan 300 tane öğrencisi bulunan bir enstitüdür. 250 Master 50 Doktora öğrencisi vardır. Yoğun bir şekilde endüstriyle iş birliğine odaklanmış ağırlıklı olarak AR-GE faaliyetlerini endüstri desteği ile yürüten laboratuvarlarını endüstri desteği ile kuran ve geliştiren bir kurum. Öğrencilerine de tez konuları olarak endüstrinin problemlerini veren vermeye çalışan ve bu çerçevede endüstrinin teknik problemlerini çözen, master ve doktora öğrencilerine de endüstriden burs olanakları sağlayan dolayısıyla tez süreçleri boyunca piyasada çalışmak zorunda kalmadan hayatlarını devam ettirebilmek için sadece tezlerini yapmalarını yeterli kılan bir enstitüyüz. Biz buna Endüstri Destekli Araştırma Görevliliği (EDAP) modeli diyoruz. Bu sayede öğrencilerin sadece tezlerine odaklanmasını sağlıyoruz. Program olarak Enerji Bilim ve Teknoloji programımız var bu program hem yüksek lisans hem de doktora programı içeriyor. Bir de yeni açmış olduğumuz ikinci yılına giren Radyasyon Bilim ve Teknolojileri yüksek lisans programımız var.

Metro Enerji Testi fikrinin oluşması ve Enerji Testi-1’in aşamaları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Geçen sene Ülker bize gelerek bir fikir sundu ve hocam dediler biz reklam filmini çekerken tüketeceğimiz enerjinin tamamını çikolata yiyen insanlar tarafından üretilmesini istiyoruz. Bu mümkün olabilir mi dediler. Biz eğer bunu yapabilirsek Dünya’da ilk defa bir reklam filmini ve o reklam filminin enerjisini reklam filmine konu olan gıdadan insanlar aracılığıyla üretmiş olacağız. Bizden istenilen 40 kişilik bir ekibin Metro çikolatalarını yerken elektrik üretip bu elektrikle de filmin çekilmesini sağlayacak teknik ekipmanı sağlamaktı bizde kabul ettik. Öğrencilerimiz ve Araştırma grubumuzun içerisindeki elemanlarımızla beraber geçen sene bunu gerçekleştirdik. . Geçen sene 40 kişi günde 6 saat 5 gün boyunca pedal çevirdi ve pedal çevirirken ürettikleri elektrik akülerde depolandı ardından bu enerji ile reklam filmi çekildi. Burada kısa bir şey anlatayım “Arkadaşlar ilk gün 5 6 saat pedal çevirince dediler hocam herhalde bir apartmanın tüm günlük elektriğini karşıladık çünkü kan ter içinde kaldık, ben de dedim öyle bir şey olmadı sadece 1 kişinin banyosu için gereken sıcak suyun ısıtılması için ihtiyaç olan enerjiyi ürettiniz dedim. O yüzden evinizde 1 bardak sıcak su için çaydanlığa ağzına kadar su doldurup ısıtmayın, gördüğünüz gibi bu enerji kolay elde edilmiyor.

Ve günümüzün merak edilen sorusuna gelelim Metro Enerji Testi 2 Yani Metro ile Çalışan Motosiklet hangi aşamalardan geçilerek yapıldı?

Bu seneki enerji projesine gelelim. Hocam dediler bu senede başka bir tema başka bir proje yapalım ama benzer etkileri olsun. Bunun üzerine bizde Enerji Enstitüsü olarak toplumun ve kamuoyunun piroliz konusuna dikkatini çekmek istiyorduk. Piroliz dediğimiz işlem aslında çok uzun yıllardır bilinen kimya mühendislikleri ve kimya lisans bölümleri başta olmak üzere birçok üniversitede birçok bölümde çalışılan bir konu fakat Türkiye’de bu konu uygulama alanında yaygınlaşmamış durumda.

Peki, hocam nedir bu piroliz?

Herhangi bir organik malzemeyi alıyoruz oksijensiz ortamda yüksek sıcaklık ve basınçta bir işleme tabii tutuyoruz. Bu organik malzemedeki makro moleküller yüksek sıcaklığın getirdiği moleküler kinetik enerjiyle gaz fazında birbirleri ile çarpışırken bu makro moleküller kırılıp daha küçük hidrokarbonlara dönüşüyorlar ve böylece metan ve hidrojen gibi veya propan bütan gibi teknolojide kullanabildiğimiz günlük hayatımızda yakıt olarak kullanabildiğimiz ürünlere gazlara dönüşüyor. Araba lastiğine de bu işlemi uygulanırsa yakıta dönüştürülebiliyor. Her türlü gıda atığını da dönüştürebiliyorsunuz. Bu yüzden de piroliz tesisleri ülkemizde de yaygınlaşması gerekiyor. Bu konuya bu yüzden dikkat çekmeye çalıştık.

Biz çikolata ile bir motosikleti götürürüz dedik inanamadılar. Dünyada ilk olacaktı.

Bu düşünceyle dedik ki biz çikolata ile bir motosikleti götürürüz. Onlar da hocam harika ama böyle bir şey olabilir mi dediler. Biz de olur, yapılabilir dedik ve Dünyada da bir ilk olacaktı. Ve çikolatayla motosikletin gitmesinin reklam açısından ilgi çekilebileceğini düşündük. Merak uyandıran nasıl olur, böyle bir şey gerçek mi, dedirten bir içeriğe sahip. Zaten bizim de, onların da amacı buydu. Ama bizim amacımız piroliz konusuna ilgi çekmek. Ülker’in amacı ise kendi ürünlerine ilgi çekmekti.

Bizim amacımız piroliz işlemine dikkat çekmekti

Biz burada Ülker Metro’nun finansal desteği ile yeniden, sıfırdan, olmayan bir laboratuvar inşa ettik. Bu enerji enstitüsü için önemli bir kazanımdır. Bu sayede ise araştırma grubum içerisindeki öğretim elemanı arkadaşlarım araştırma görevlilerim ve öğrencilerim bu konuda ilk defa bir deneyim sahibi oldular. Reaktörü dizayn ettik ve ardından motosikleti modifiye ettik. Ama söylediğimiz gibi amaç kesinlikle fosil yakıtlara bir alternatif oluşturmak değil piroliz konusuna ilgi çekmekti. Ve bir de dünyada ilk olacak bir projeyi gerçekleştirmekti. Çikolata ile motosiklet yürüttük dünyanın nesine yaradı dersek eğer Felix de stratosferden dünya ya atladı ne yarar oldu diyebiliriz. Amaç bir konuya ilgi ve dikkat çekmekti.

Metro ile Çalışan Motosiklet projesi ne kadar sürdü ve Metro ile bir Motosiklet nasıl çalıştı?

Ülker’in desteği ile ocak ayında proje başladık. Hızlı bir şekilde, 6 ay içerisinde laboratuvar kuruldu donanımlar alındı araştırma başlandı. İlk önce prensip şuydu insan bedeni çikolatayı yediği zaman asıl olarak şeker ve yağ sindirim sistemi tarafından ayrıştırıldıktan sonra vücut kasları tarafından kullanılabilen bir enerji üretildiğini biliyoruz. İlk prototipi yapmaya koyulduk. Benzer bir mantığı içten yanmalı bir motor için de yapabileceğimizi düşündük. Tek sorun ise motosiklet şekeri ve yağı yakamamasıydı. Çünkü şeker ve yağ çok iri moleküller. Biz bunları piroliz işlemine tabi tutarak küçük parçalara küçük hidrokarbonlara ayrıştırırsak metan gibi propan gibi motosikletin kullanabileceği bir yakıta dönüştürmüş olabiliyoruz. LPG ile giden otomobiller motosikletler olduğunu da biliyoruz fakat bu gaz LPG den farklı bir gaz içinde belli oranda hidrojen, metan ve propan bütan içeriyor bu özel karışımla gidecek şekilde motosikletin regülatörünü, mikserini yanma sistemini olduğu gibi değiştirdik. Dolayısıyla proje iki fazda oldu ilk fazda çikolatanın piroliz işlemi ile gazın elde edilmesi, ikinci fazda ise bu gazla çalışabilecek şekilde motosikletin modifiye edilmesi. Biz motosikletin egzozuna giden gazın sıcaklığını ölçtüğümüzde 600 dereceyi buldu. Yani aslında motorun silindirini terk eden gaz 600 derece sıcaklıkta biz bu egzoz gazının ısısından piroliz reaktörünü beslemek için yararlanabileceğini gördük. Dolayısıyla motosikletin egzozunu çıkarttık onun yerine egzoz gazını içinden geçiren hem egzoz işlevi gören hem de piroliz reaktörü işlevi gören bir reaktör tasarlayıp egzozun yerine yerleştirdik. Ardından çikolatayı attığımızda egzoz gazlarının ısısıyla piroliz oluyor çıkan gazı filtreliyoruz temiz bir şekilde de gazı motora gönderiyoruz motorda çikolatadan elde edilmiş bir gaz karışımı ile çalışmaya başladı. Ve çalışırken yine açığa çıkan egzoz gazı da kendi kendini beslemeye başlıyor.

İlk motosiklette yeterli performansı alamayınca 2. Prototipi yapmaya karar verdik

Daha sonra ise egzoz üzerindeki bu reaktörün ürettiği gaz miktarı motosikletin performansını haliyle kısıtlıyor yani ne kadar gaz çıkıyorsa motosiklet ancak o kadar hızla gidebiliyor. Daha yüksek performans istediğinizde daha çok gaz talep ediyor ama reaktörümüz o kadar hızlı üretemiyordu gazı. Performansı kısıtlayınca Ülker’de dedi ki hocam sorun değil ikinci bir prototip yapalım piroliz gazını laboratuvar da üretin sonra bu gazı tüplere depolayalım motosikletin üzerine bu tüpü yerleştirelim direkt oradan beslensin motosiklet. Bizde böylece ikinci prototipi yaptık. Resimlerde gördüğünüz ise 2. Prototip. Şimdi motosiklet ne kadar gaz istenirse tüplerden o kadar gaz alabiliyor bu yüzden performans oldukça artmış oldu. Şuan bu 2. Prototip deki motosiklet saatte 120 Km hız yapabiliyor. Ve 0-100 km/s hıza 4,5 saniye de hızlanabiliyor. 1 kilo çikolatadan elde edilen gaz ile yani 1 kilometro ile 1 kilometre gidiliyor. Böyle bir ses uyumu da oluşmuş oldu. Yani 24 adet Metro ile 1 kilometre yol kat etmiş oluyoruz. Bunun teknik olarak üst limiti nereye çekilebilir diye sorarsanız eğer 20 kilometreye kadar çıkartabiliriz bu mesafeyi yani 1 kilo Metro ile 20 kilometre yol kat edebiliriz. Ama bunu yapmıyoruz amaç burada piroliz işlemini daha fazla geliştirmek değildi. Amacımız sokaklarda çikolata ile giden motosikletler yapmak değil de Felix’in yaptığı gibi bir ilk olması ve bir konuya dikkat çekmesiydi.

Bu çalışma kaç kişilik bir ekiple yapıldı?

İTÜ Enerji Enstitüsünde ki ekip 8 kişilik bir ekip 1 tane eski mezun öğrencimiz destek verdi sanayi ve endüstriden birlikte çalıştığımız motosiklet modifikasyonunu yapan 2 adet arkadaşımızla birlikte toplam 11 kişilik bir ekiple yapıldı. Sonrasında 6 aylık çalışma bazı nedenlerden dolayı 9 ayda bitti.

Motosiklet modifikasyon yapılırken özel bir motosiklet kullanıldığı doğru mu? Bilgi verebilir misiniz?

Evet, doğru 2. Motosiklet de yüksek performans istediğimiz için dünyada 100 tane üretilen Türkiye’de ise 1 ya da 2 tane olan bir motosikleti aldık ve neredeyse motorun dışındaki bütün bileşenleri söktük. Çok özel bir tasarım yapmış olduk.

Metro ile Çalışan Motosiklet ile ilgili olarak istek olursa gezi yapılabilir mi?

Olur, tabi ki olur, ama arzumuz iki-üç kişilik bir topluluklar halinde değil de öğrenci kulüplerinden veya kendi aralarında toplanarak gelmeleridir. Bu konuda şu yolu izleyebilirler bizden randevu talep ederler, ardından biz onlara gün ve saati bildiririz ve o gün ve saatte olacak şekilde gelip bilgi almalarını sağlayıp laboratuvarımızı gezebilirler. İlla bir kere olması da şart değil biz bunu İTÜ’lü öğrencilerimize 10 ayrı seansta yapabiliriz.

Bu projede dikkat çekmenin yanında da büyük bir yatırımda oldu mu enerji enstitüsü için?

Kesinlikle doğru bir noktayı işaret ediyorsunuz. Yaklaşık 200 bin TL civarında bir kalıcı yatırım yapıldı buraya Laboratuvarın duvarı bile yoktu duvarını ördürüp kapısını koyarak başladık. Zeminini, tezgâhını bütün aletleri bilgisayarı her şeyi sağlamış olduk. Günümüzün öğrencisi tahta başında yazılanlardan eğitim almaktan pek hoşlanmıyor. Bilfiil işin içine bir an önce girmek cihazlara dokunup oynarken çok daha iyi öğrenip motive oluyor. Kısaca Öğrencilerimizle güzel çalışmalar yapmış olduk.

Bu proje ile ilgili bir bilinçlendirme çalışması olacak mı?

Evet düşünülüyor. Şimdi de yeni bir tır yapılıyor yine üniversiteleri dolaşıp bu motosikletin nasıl çalıştığını yine birçok üniversiteyi dolaşarak anlatacak.

Birçok kişi bunun sadece reklam olduğunu inanmadığını her ortamda belirtiyor böyle bir algı oluştu bu konuda ne demek istersiniz?

Yazılarınızda buna değinirseniz çok sevinirim “BU BİR REKLAM HİLESİ DEĞİL BU BİR GERÇEK.” Hile olsa İTÜ Enerji Enstitüsü ismi geçer mi? Teşekkür edilir mi? Böyle bir durum olsa İTÜ hemen dava açar ismimizi yalan yanlış bir projede kullanılıyor diye. Bu bir gerçektir. Umarız bu tır ile bunun gerçekliği daha da akılda kalıcı bir şekilde anlatılacak, biz AVM lerin yakınlarına da kurulmasını istedik. İnsanlar buna olağanüstü bir teknoloji olarak bakıyor fakat bilimsel olarak pekte normal bir durum. İlginçtir cezaevinden mektuplar alıyoruz hocam biz bu reklamı gördük inanamadık aramızda iddia oldu gerçek mi değil mi bize bunu açıklayın diye.

Bu projede İTÜ Destekli olduğunu reklamlarda belirtilmesi nasıl bir katkı sağladı?

İTÜ’nün adının bu çalışmada geçmesi oldukça pozitif bir etki yarattı bir nevi bizim de reklamımız yapılmış oldu. Enerji Enstitüsü de daha fazla tanınmış oldu.

Önümüzdeki Yıl da şuan ismini gizli tuttuğumuz çok farklı bir proje ile tekrar kamuoyunun karşısında olacağız!

3. yılımız için çok daha sıradışı bir proje olacak onu söyleyemeyeceğim gizli tutulması istendi aslında biz bunun 1 yıl önce tasarımını yaptık sıraya koyduk inşallah ocak ayında başlayıp seneye bu zamanlara yetiştirmeye çalışacağız. Yine “Ülker Metro Enerji Testi 3” olacak daha ileri daha çılgın bir fikri ortaya çıkaracağız. Seneye bu zamanlar yine röportaj yaparız diye ümit ediyorum.

Enerji Enstitüsü Projeleri hakkında bilgi alabilir miyiz?

    • Fiat firmasına elektrikli arabalar için batarya yönetim sistemleri geliştirdik ve teslim ettik ve onlarla 2. Bir proje aşamasındayız
    • Baymak firmasıyla Türkiye’nin ilk toprak kaynaklı ısı pompasının prototipini ürettik sergiye çıktı. Şimdi seri üretime hazırlanıyoruz.
    • İnci akü ile bataryalardaki şarj durumunu çok hassas öngörebilen bir teknoloji geliştirmeye çalışıyoruz.

Örneğin telefonlarımızın bile pilleri yaşlandığı zaman şarja takıyoruz dolu gösteriyor fakat konuşmaya başlayınca aniden bitiveriyor ve bizde pilin ömrünü tamamladığını anlıyoruz. Şimdi bunun bir arabada olduğunu düşünürsek elektrikli arabanın aküsünü tam dolduğunu gördükten sonra yola çıktınız araba 5 10 km sonra durup yolda kalırsanız bu kabul edilebilir bir şey olmadığı için bu konuda bir çalışmamız var. Duratel firması ile termoelektrik soğutma sistemleri üzerine çalışıyoruz. Vestel LED Armatür tasarımı ve üretimi üzerine çalışıyoruz. Enstitüye 1 milyon Euro’yu aşan bir yatırım yapıldı.

Sizce Türkiye ve İTÜ enerji enstitüsü konusunda hangi noktada?

Türkiye Enerji teknolojilerini geliştiren ve ihraç eden bir ülke haline gelmesi gerekiyor. Dünyada ilk 10 ekonomi arasına girmemiz için Türkiye’nin teknolojiyi ithal eden değildi geliştirip ihraç eden bir ülke olması gerekiyor. Bunun içinde üniversite sanayi ilişkisinin çok iyi ilerletilmesi gerekiyor. Bu anlamda olumlu gelişmeler var fakat yeterli değil daha çok geliştirilmesi gerekiyor.

İTÜ deki Nükleer Reaktör ile ilgili bilgiler verebilir misiniz?

Tabi ki, İTÜ de Triga Mark II nükleer reaktörümüz var. Türkiye’nin tek çalışan araştırma reaktörüdür. Bu reaktörü hem eğitim hem de araştırma amaçlı kullanıyoruz. Kendinden emniyetli hiçbir şekilde kaza riski içermeyen, kazayı kasten yapsanız bile kaza gelişemiyor. Yani bu nükleer yakıtlara biz kendinden emniyetli yakıtlar diyoruz. Bu reaktörün İnsan hatası olsa dahi kendi kendini frenleyen bir mekanizması var. O yüzden biz büyük güç reaktörlerinde bir Çernobil felaketi gibi bir felaketlerle sonuçlanabilecek deneyi bilerek kasten burada rahatlıkla yapıyoruz. Hiçbir şey olmuyor çünkü fiziki gereği, doğası gereği kendinden emniyetli yakıtları var.

Triga Mark II Nükleer Reaktörü Türkiye’de tek olduğu için başka yerlerden araştırmalar için gelenler oluyor mu?

Evet, doğru. Çeşitli birimlerden nükleer reaktörümüzde özellikle malzeme ışınlama, yani radyasyona maruz bırakma ve radyoaktif hale getirme ve sonrasında da çeşitli analiz talepleri oluyor bizde bu talepleri seve seve karşılıyoruz. Bunun dışında teknik geziler çok sık olmakta. Özellikle İstanbul il eğitim müdürlüğü ile çalışmalar yapıp İstanbul genelinde ki lisedeki öğrencilerin fizik dersleri kapsamında enerji enstitümüze gelip gezmelerini özendirilmelerini rica ettik. Her hafta bir liseden öğrenciler gelip enstitümüzü geziyorlar. Bu sayede öğrencileri nükleer enerji konusunda bilinçlendirmeye çalışıyoruz tehlikeli olmadığını anlatmaya çalışıyoruz.

Peki, bir öğrenci ileride enerji enstitüsünde eğitim görebilmesi için hangi aşamaları bitirip hangi bölümlerden mezun olup gelmelidir?

Tüm mühendislik bölümleri ve temel bilimlerden yani matematik fizik kimya gibi bölümlerden mezun olup gelebilirler biz kabul ediyoruz. Ardından onlara bir temel eğitim veriyoruz. Enstitümüzün disiplinler arası bir yapısı var. Herkes geliyor bir havuzda toplanıp temel eğitim verilip ardından uzmanlık alanlarında eğitimler veriliyor.
—————————————————————————————–

İstanbul Teknik Üniversitesi Enerji Enstitüsü Müdür Sn. Altuğ ŞİŞMAN’a Teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Görsel desteğinden dolayı Ülker Firması, Marka Yöneticisi BERAT ÇAĞLAR KARAGÖZ’e Teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Röportaj Belgeseeli

Ülker Metro Enerji Testi -2- Belgeseli

FOTOĞRAF GALERİSİ

Üniversitelerde alkol yasaklandı…

Published by:

universitelerde_artik_alkol_yasak_kampus

YÖK, üniversite kampuslarındaki restoranlarda alkol satışını yasakladı.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, üniversite yerleşkeleri içinde alkol satışı yapılması ile ilgili olarak “Öğrenci alkolü alıp kafayı mı bulacak yoksa ilmi alıp kendini mi bulacak?” açıklamasından iki hafta sonra YÖK harekete geçerek tüm üniversite yerleşkeleri içindeki restoranlarda içki satışını yasakladı. Uygulama Ankara Üniversitesi Tandoğan Yerleşkesi’ndeki Akademi Restoran’da başladı.

Erdoğan temmuz ayı sonunda katıldığı bir televizyon programında, Efes Pilsen One Love Müzik Festivali’nde getirilen alkol yasağından önce İstanbul Bilgi Üniversitesi yöneticilerini bizzat arayıp uyardığını açıklayarak, “Yav Allah aşkına bir üniversitenin içinde, restoranlarında alkollü içki satılmasına müsaade edilebilir mi, böyle bir şey olabilir mi? Öğrenci oraya gelip de alkolü alıp kafayı mı bulacak yoksa ilmi alıp kendini mi bulacak?”açıklamasını yapmıştı.

YÖK yazı gönderdi

Cumhuriyet gazetesinin haberine göre; YÖK, 8 Ağustos tarihinde, yani Erdoğan’ın söz konusu açıklamasının üzerinden yaklaşık 2 hafta geçmişken üniversite rektörlüklerine “Kampus içi ve dışı düzenlemeler” konu başlıklı bir yazı gönderdi. Yazıda,“Kurulumuza, yükseköğretim kurumlarına ait kampus içi ve dışındaki mekânlarda alkollü içki tüketimi ve sigara yasağına ilişkin mevzuat hükümlerine aykırı uygulamalar yapıldığı yönünde haber ve bilgiler intikal etmiştir” denildi.

YÖK yazısında, anayasanın “Gençliğin korunması” başlıklı 58’inci maddesi ile Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkileri Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik anımsatılırken üniversitelere, “hassasiyetle gereken tedbirleri alın” talimatı verildi. Ayrıca kampusta alkol tüketen öğrencilere disiplin cezası hükmünü içeren Yükseköğretim Öğrenci Disiplin Yönetmeliği de gerekçeler arasında sayıldı.

YÖK’ün yazısının ardından Ankara Üniversitesi Rektörlüğü, tüm fakülte dekanlıklarına, enstitü, yüksekokul, araştırma ve uygulama merkezi müdürlüklerine ve daire başkanlıklarını uyardı. Bu yazı üzerine üniversitenin Tandoğan Yerleşkesi’nde özel bir şirket tarafından işletilen Akademi Restoran’da alkol servisi durduruldu.

Rektorluk Yarısı ve LYS Tercihleri ile ITU

Published by:

MERHABA DÜNYA

Arkadaşlar uzun bir aranın ardından yeni yazımla sizlerle bulunmaktayım. Aradan ne vizeler ne finaller ne bütler geldi geçti ama “harf notu gider transkript baki kalır” diyerek yeni dönemi beklemeyi öneriyorum.Yazımın uzunluğu gözünüzü korkutabilir çünkü ben bile bitirince korkmuştum.Çok sıkılırsanız eğer Leyla ile Mecnun Dizisinden bir kaç sahne izleyip kendinize gelebilirsiniz :)[Tavsiye]. Son yazım ile şuan arasında oldukça zaman geçti ve İTÜ müz’de çeşitli farklılıklar oldu bunlardan en önemlisi olan Rektör seçimleriyle yazıma başlamak istiyorum.

İTÜ’de Rektörlük Seçim Sürecimiz

Bildiğiniz takip ettiğiniz üzere çok sevdiğimiz, öğrencinin tek dostu ve arkadaşı olan rektörümüz SN. Muhammed ŞAHİN hocamız tekrar seçilemedi. Bir çoğunuz gibi bizde çeşitli girişimlerde bulunduk fakat farklı nedenlerden dolayı demokratik ülkede yaşamamıza rağmen demokratik olmayan bir seçim sonucu ile karşı karşıya kaldık. Anayasa Madde 2 deki gibi “Türkiye Demokratik bir devlettir” ibaresinin oldukça zıttı olan bir atanma yaşandı. İTÜ’de veya diğer üniversitelerde bu ilk kez değil çokça kez yaşanmış bir gerçektir, her ne kadar atanabilecek olan 5 yada 3 adayın her biri alanlarında oldukça değerli önemli şahsiyetler olsa da demokrasi ne diyorsa onun olmasında fayda var diyebilirim. Bu sözlerimden eski veya yeni yönetim hakkında kötü vs. düşüncelerimizin olduğu sanılmasın, aksine her gelen yönetimin İTÜ’nün yararını ve öncü, lider üniversite kavramını sürdüreceğine eminim. Okuduğum bir haberi sizlerle paylaşmak isterim,| YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya, “Yükseköğretim alanının değiştirilmesi konusunda iki konuda uzlaşma var. Bir tanesi özlük haklarının iyileştirilmesi, ikincisi rektörlük seçimleri meselesine yeni bir model getirilmesi.” dedi. | Sanırım Çetinsaya çok önemli 2 konuda fikir beyan etmiş ve kesinlikle katıldığımı söylemeliyim. Rektörlük seçimlerinde yeni bir model olmalı ve demokrasinin etkin olması taraftarıyım. Bugün Muhammed ŞAHİN hocamız İTÜ’ye olan katkılarını kelimelere sığdıramayız ama gel gör ki tekrar göremiyoruz yarın ise Mehmet KARACA hocamız da önümüzdeki 4 sene İTÜ için çok değerli katkıları olduğunda tekrar seçilemediğinde aynı senaryoyu yaşayacağımızı düşünüyorum. Umarım ki Çetinsaya bu fikrinin arkasında durup görev sürecinde bu konularda değişikliğe gidilmesinde bir adım atar. Muhammed Hocamızın Teşekkür mesajını okudum ve çok önemli bilgiler verdiğini gördüm bütün İTÜ ailesine bu mesajı okumalarını tavsiye ediyorum.

Muhammed ŞAHİN Hocamızı Sevmeyen Öğrenci Yoktu

Öncelikle şahsım ve İTÜ24 adına Muhammed ŞAHİN hocamıza bize desteklerini asla esirgemediği için teşekkürlerimizi iletiyorum. Muhammed ŞAHİN hocamız İTÜ Rektör Tarihine adını altın harflerle yazdıracak bir 4 yıllık görev süreci geçirdiği için kutluyorum. Lise hocalarımdan birisi öğrenci adamla uğraşmak zordur İbrahim demişti. Hakikaten bu kadar zor bir işi hocamız sosyal medyanın tüm web sitelerini kullanarak başarması, en yakın arkadaşımızın Facebook da yazdığımız yoruma cevap süresinden bile kısa sürede her sorumuza sorunumuza cevap verdiği için arkadaşlarım adına teşekkürlerimi iletiyor darısı yeni yönetimimizin başına olması temennisinde bulunuyorum. :)

Yeni Rektörümüz Mehmet KARACA oldu

Ve yeni yönetim hakkında bir kaç şeyler yazmak istiyorum. Mehmet KARACA hocamız seçildiği gün HABERTÜRK kanalında Murat Bardakçı’nın programında izleme fırsatı buldum, ardından mail ile kendilerine ulaşmayı denedim açıkçası ön yargılı olarak attığım mailin cevabı en kısa sürede mail kutuma ulaştı. Kendisine ön yargılardan bahsettim ve samimi bir cevapla geri dönmeleri tatmin etti ve “görevi devraldığımdan itibaren sizle yakın temas halinde olacağım, dediğin gibi beni tanıdıkça malum yerlerden gelen güdümlü bilgilerin maksatlı olduğunu gençlerimiz farkedecektir” dedi. Sn. Mehmet KARACA’ya dikkati ve cevabı için teşekkür ediyor, yeni yönetimin İTÜ ye hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.

Benzeri Görülmemiş Online Tercih Sisteminde Günün Her Saatinde Adaylara Yardımcı Olduk

Gelelim “Tercihler” konumuza. Geçen haftalarda (23 Temmuz – 3 Ağustos) LYS tercih döneminden geçtik. Bu anlamda İTÜ24 ailesi olarak benzeri görülmemiş bir Online Tercih Destek Sistemi kurarak İTÜ adaylarına hatta diğer birçok üniversite tercih edecek olan adaylara desteklerde bulunmaya çalıştık. Çoğu konuşmamızın sonucunda tebrik ve teşekkürlerini sunan öğrencilere bende teşekkürlerimi iletiyorum. Bu dönemde çok arkadaşımıza tercih konusunda bilgiler verdik ve okulumuzun olağanüstü imkanlarını tanıttık. Aday öğrencilerimizin çoğundan duyduğum laf ise genel olarak şuydu ” x Bölümü hakkında bilgi verir misiniz?, okul bittiğim de işim garanti mi?, nerelerde çalışırım? ve ne kadar maaş? alırım”. Bu sorulara bildiğim duyduğum araştırdığım kadarıyla cevap vermeye çalıştım. Ancak dikkat ettiğim husus şu ki her öğrencinin aklında maaş konusu oldukça yaygın. Geçinme şartlarının zor olduğu dünyamızda bu soruyu duymak hakikaten mantıklı ve doğru ama kimi aday arkadaşlarımızdan duyduğum “Bu meslekte kendimi nasıl geliştirebilirim?, kendimi geliştirip yeni şeyler üretip nasıl ülkemi tanıtabilirim?” gibi sorular ise beni daha çok memnun ettiğini söylemeden geçemeyeceğim. Şimdi “hepiniz bana ne için okuyoruz bitirip çalışıp para kazanmak için” diye bir cevap vereceksiniz haklısınız ama olayı duygusal(maddi :)) konudan ele almak değilde birde uluslararası başarılar konusundan ele alırsa eğer maddiyattan daha önce “bu işte , bu meslekte kendimi nasıl geliştirebilirim?” sorusu önemlidir. O meslekte kendini geliştirmek, insanoğluna yararlı bir katkıda bulunmak o maddi değerlerden çok daha önemli olduğunu düşünüyorum ve bu soruları soran arkadaşlara teşekkürümü tekrar iletiyorum. Rektörümüz Muhammed ŞAHİN’in söylediği önemli bir söz vardır ki “Biz size iş vaat etmiyoruz!, İşveren olmanızı istiyoruz” bu çok önemlidir. İş bulmak değil işveren olmak ve o işte gelişmemiz bekleniyor. Bu yüzden İTÜ ye kayıt olacak arkadaşlarımıza da bunu öneriyorum 4 yıllık eğitim dönemlerinde bitirince ne kadar maaş alacağımı değil, bitirince ülkeme nasıl yarar sağlayacağımı düşünmelerini ve ona göre eğitim hayatı geçirmelerini temenni ediyorum.

İTÜ de Okumak Ayrıcalıktır

İTÜ Adayı öğrencilerimiz içinde bir duyuruda bulunmak istiyorum. Tercih sonuçları açıklandıktan sonra İTU24 sosyal medya ve yeniden aktif edeceğimiz Online Destek Sisteminden okul kayıtları hakkında bize sorularını yöneltebilecekler ve Kayıt döneminin sorunsuz geçirebilmelerini sağlamayı amaçlıyoruz.

Biz yazımın daha sonuna geldik fikirlerinizi görüşlerinizi aktarmak için sosyal medya ve e-posta adresimi kullanabilirsiniz. Son olarak önceki yazılarımda imla hatalarının bolca görüldüğünü ve dikkat etmem gerektiğini söylemişti ona teşekkür ediyorum. Bu yazımda imla kurallarına oldukça dikkat etmeye çalıştım hatalarım var ise eğer bana ulaşmanızı kesinlikle rica ediyorum. Her köşe yazımdan sonra kafasını şişirdiğim ve okuyup nasıl olduğunu söyler misin dediğim o gönül kahramanıma selam ve teşekkürlerimi iletiyorum. ! :L
İBRAHİM GEZMİŞ | İTU24

JEOFİZİK MÜHENDİSLİĞİ

FACEBOOK= www.facebook.com/ibrahimgezmis

TWITTER= www.twitter.com/ibrahimgezmis

E-MAIL= ibrahim@itu24.com

………………….BU ARTIK BİR İSYANDIR………….. | NAİM GEZMIS

Published by:

314756_10151044674637044_458944424_n

 NAİM GEZMİŞ

 

Arkadaşlar yaklaşık olarak 5 aydır CUMHURİYET HALK PARTİSİ ERZURUM İL GENÇLİK KOLLARI başkanlığı görevini yürütmekteyim bana bu süreçte bir çok yürekli yoldaşım yardım etti ancak örgüt içi yardımlar hep yarım kalmıştır bizler Erzurum gibi sosyo kültürel olarak sola uzak bir vatan köşesinde bu ülkenin sosyalist ve sosyal demokrat gençleri olarak mücadelemizi sürdürdük ve sürdürmeye devam edeceğiz hiç bir zaman pişman olmadık ve pişman olmayacağız…

Peki biz neler yaptık 5 ayın içinde bizler öncelikle unutulmuş olan bir kavramı tekrar gündeme getirdik YOLDAŞLIK bu süreçte ayda en az 6-7 kere bulaşarak herkesin cebinde  olan harçlıklarla kahvaltılar düzenledik ki bu herkes diye bahsettiğim insanların tamamı ya ailesinden uzakta öğrenci harçlığıyla geçinmeye çalışan insanlardı ya da lise öğrencileriydi,Elif,Dilruba,ve 4 aylık bir kardeşimizin hasta olduğunu ve kimselerinin olmadığını öğrendiğimizde kestik kahvaltı keyfini yine herkes cebinde ki harçlıklarla o insanlara yardım etti,bizler gecelerce uyumadan çocuk onkoloji bölümünde yatmakta olan kardeşlerimiz için KAN verdik CAN verdik, uçurtmayı vurmasınlar etkinliğinde kendi imkanlarımızla yaptığımız uçurtmaları yağışlı soğuk bir Erzurum gününde 6 mayısda uçurduk yine mayıs ayı içerisinde 1 mayısda Artvin’e gittik ve yine o herkesin cebindeki öğrenci harçlıklarıyla gidildi 19 mayısda çelenk bırakırken iki tane parti yöneticisi dışında kimse gelmedi o eyleme,bizler gece 3 e kadar çalışıp kazandığımız parayla kurultay sürecinde il kurultayını yaptık ilçe ilçe gezerek nerde bir chp liyim diyen varsa hepsine ulaşmaya çalıştık Narman gençlik kolları ekibi yapmış olduğumuz etkinliklere kendi cep harçlıklarıyla geldiler tek sorun maddi değildir bizim kimseden bir beklentimiz yoktur bu gün yine yapılacaktır  hiç bi zaman pişman değiliz ancak tüm bu yapılanlara rağmen yöneticimizin bizlere dediği gençlik kolları ÇOKDA UMRUMDA telafuzunu kınıyorum ….

Tüm bunları neden yazdığımı merak ediyorsunuz biliyorum bunları Erzurum parti yönetimine yazıyorum tekrar tekrar hatırlatmaktan ben utanç duyuyorum ama orası MUSTAFA KEMAL’in kurduğu, bu ülkeyi kuran partidir orası kimsenin turizm acentası ,müteahhit bürosu değildir,orası iş ve işçi bulma kurumu değildir,CHP yi kimse kendi amellerine alet edemez ettirmeyiz ben tüm bunları NAİM SÜLEYMAN GEZMİŞ olarak yazıyorum CUMHURİYET HALK PARTİSİnin bir üyesi olarak görmedim kendimi hiçbir zaman çünkü  ben o partinin çocuğuyum kimseye gençlik kolları için ‘ÇOKDA UMRUMDA’telafuzunu kullandırmam bu böyle biline…

Bizler bu memleketin çocukları olarak ezilen halkın sesi olmaya çalıştık herzaman bizim babalarımızın bize verdiği bir bmw yok, bizim babalarımızın bize sunduğu limitsiz kredi kartları yok ,bizim babalarımız bizlere ilkelerini verdi bizlere dik durmayı öğretti her koşulda, ben CHP den istifa etmiyorum CUMHURİYET HALK PARTİLİ OLMAK BEDEL ÖDEMEKTİR demiştik bir zamanlar işte şimdi ben tüm bedeli ödemeye hazırım…..evet bu isyansa doğru isyan ediyorum….. ben parasız eğitim istedi diye örgüt kurmaktan yargılanan gencim,ben püşi taktığı için hapishane köşelerinde yatan öğrenciyim,ben beş kuruş parasız olduğum için ölüme terkedilmiş Elifim,ben Sivasta yakılan Hasret Gültekinim,ben üç fidanım,ben bu ülkenin aydınlık yarınıyım…..

 

 

Cumhurbaskanı Rektorleri Atadı:Yeni Rektorumuz Mehmet Karaca

Published by:

st987

Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL 19 devlet üniversitesinde yapılan rektörlük seçimlerinden sonra atamaları yaptı.

İstanbul Teknik Üniversitemizin yeni rektörü MEHMET KARACA seçildi.

TCCB.GOV.TR den yapılan açıklamaya göre,

Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 130 uncu ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13 üncü maddeleri uyarınca, Yükseköğretim Kurulunun önerdiği adaylar arasından;

– İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğüne Prof.Dr. Mehmet KARACA’yı,
atamıştır.

Mehmet KARACA Kimdir ?


Özgeçmiş

Prof. Dr. Mehmet Karaca İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nde ve Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nde öğretim üyesidir. İklim ve Deniz Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı’nı yürütmektedir. Lisans ve Yüksek Mühendis derecelerini İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nden; doktorasını da University of California, Los Angeles (UCLA)’dan “Atmosfer ve Okyanus Bilimleri” dalında almıştır. Akademik araştırma sahaları sırasıyla atmosfer ve okyanusun sayısal modellemesi, bölgesel iklim değişimi, hava kirliliği ve kalitesi ve afet yönetimidir. Bu konularda birçok ulusal ve uluslararası yayını, davetli sunumu vardır. TÜBİTAK, DPT ve İBB gibi ulusal kurumlara ve World Bank, United Nations Development Programme, NASA ve International Centre for Scientific Culture-World Laboratory gibi uluslar arası kurumlara çok sayıda büyük proje yapmıştır. Ayrıca Birleşmiş Milletler için hazırlanan Birinci Ulusal İklim Değişikliği Bildirimi ve Los Angeles Hava Kirliliği Projesi gibi uluslar arası projelerde yer almıştır.
Prof. Dr. Mehmet Karaca araştırmacı kimliğini çok geniş bir idari tecrübeyle bütünleştirmiştir. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Rektör Yardımcılığı, İTÜ-KKTC Kurucu Rektörlüğü, Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü, çeşitli Rektör Danışmanlıkları, ve Yönetim Kurulu üyelikleri gibi birçok akademik ve idari görevde uzun yıllar hizmet vermiştir. İTÜ Rektör Yardımcılığı döneminde idari ve mali işler, strateji, döner sermaye, personel, sağlık-kültür, kütüphane ve dokümantasyon dairelerinden sorumlu olmuştur. Rektör Danışmanlığı döneminde İTÜ Teknokent’in fizibilite ve piyasa analizi proje koordinatörlüğünü yapmıştır. Ayrıca TÜBİTAK-ÇAYDAG yürütme kurulunda grup üyeliği, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Kimya ve Çevre Enstitüsü’nde danışmanlık, National Geographic-Türkiye’nin akademik danışmanlığı, Elginkan Vakfı Bilim ve Teknoloji Ödül Komisyonu Üyeliği gibi İTÜ dışı görevler de yapmıştır.
17 Eylül 1957 İstanbul doğumlu olan Mehmet Karaca, Pertevniyal Lisesi mezunu olup akıcı düzeyde İngilizce bilmektedir. Mimar Sinan Üniversitesi öğretim üyesi Filiz Karaca ile evli ve iki kız çocuğu babasıdır.

İTÜ24 AİLESİ OLARAK MEHMET KARACAYI TEBRİK EDİYORUZ..

Muhammed SAHIN YILIN En basarili Rektoru Secildi

Published by:

ms

Okulumuzun Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin Karadeniz Vakfı tarafından ”Yılın En Başarılı Rektörü” ödülüne layık görüldü.

Karadeniz Eğitim, Kültür ve Çevre Koruma Vakfı (Karadeniz Vakfı) ”KARVAK 2011 Yılının En İyileri” ödül töreni, Grand Cevahir Otel’de yapıldı.

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ”Yılın En Başarılı Siyasetçisi” ödülünü,
Karadeniz Vakfı Başkanı İbrahim Cevahir’in elinden aldı.
”2011 Yılının En İyileri” ödül töreninde

 

Akşam Gazetesi ”Yılın En İyi Gazetesi”,

AKUT ”Yılın En Başarılı Sivil Toplum Örgütü”,

Kral FM ”Yılın En İyi Radyosu”,

Erdoğan Aktaş ”Yılın En Başarılı TV Moderatörü”,

İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin ”Yılın En Başarılı Rektörü”,

Fatih Portakal ”Yılın En İyi Sabah Kuşağı Haber Programı”,

Ayça Bingöl ”Yılın En İyi Kadın Dizi Oyuncusu”,

Tuğba Özay ”Yılın En İyi Çıkış Yapan Kadın Sanatçısı”,

Sinan Akçil ”Yılın En İyi Erkek Pop Sanatçısı”,

Bugün Ne Giysem ”Yılın En İyi Moda Programı”,

Alişan ”Yılın En Başarılı Fantezi Müzik Erkek Sanatçısı”,

Deniz Seki/Suya Hapsettim ”Yılın En İyi Şarkısı”,

İbrahim Çelikkol ”Yılın En İyi Erkek Dizi Oyuncusu” ödülünü aldı.

”Yılın En İyi Sosyal Sorumluluk Projesi” ödülünü ”Çocuklar Gülsün Diye” ile Gülben Ergen alırken,

”Yılın En İyi Yardımcı Oyuncusu” ödülüne Rıza Kocaoğlu,

”En İyi Sinema Filmi” ödülüne ”Sümela’nın Şifresi Temel” layık görüldü.

Remzi Gür ”Yılın En Başarılı Tekstilcisi”,

THY ”Yılın En Başarılı Havayolu Şirketi”,

Mehmet Ali Yılmaz ”Yılın En Başarılı Turizmcisi”,

Hüsnü Özyeğin ”Yılın Eğitime Katkıda Bulunan İşadamı”,

Varyap Meridian ”Yılın En Başarılı İnşaat Projesi”,

Murat Ülker ”Yılın En Başarılı İşadamı” ödülünü kazandı.

”Yılın Çevre Ödülü”ne Nuhoğlu Vakfı layık görülürken,

Çetin Nuhoğlu’na da ”Karadeniz Vakfı Onur Ödülü” verildi.

Şenol Güneş ”Yılın En Başarılı Spor Adamı”,

Tarkan ”Karadeniz Vakfı Onur Ödülü”

ve Mehmet Ali Birand da ”Yılın En Başarılı Anchormani” ödülünü aldı.
A.A

REFERANS: http://itu24.com/haber/muhammed-sahin-yilin-en-basarili-rektoru-secildi-453

ITU Mezunlar Yurdu insaatı hızla devam ediyor

Published by:

181318_348768585190500_224655207601839_884865_1685549397_n

İTÜ Mezunlar Yurdu inşaatı hızla devam ediyor…

 

İTÜ Mezunlar Meydanı projesi kapsamında, mezun bağışları ile İTÜ Ayazağa yerleşkesi Gölet Yurtları mevkiinde yapılacak “İTÜ Mezunları Yurdu”nun inşaatı devam etmektedir.

 

İTÜ Mezunlar Meydanındaki Petek Taşlarından alınan gelirlerle tüm hızla yapımına başlanan yurt Eylül 2012 de bitirilmesi bekleniyor.
Mezunlar http://www.itumd.org.tr sitesi aracılığıyla yardımlarını yapabildiği mezunlar derneği Kampüsün en büyük ihtiyacı olan yurt gereksinimine bu amaçla katkı sağlıyorlar.

Mezunlar yurdu Ayazağa Yerleşkesinde Gölet yurtlarının 2. kısmının (6.blok ve sonrası) bulunduğu bölgede yapılıyor. İnşaat tüm hızıyla sürmesi devam ederken Rektör Muhammed Şahin Twitter’dan yurdun Eylül 2012 de kesin biteceği haberini verdi. Rektör Şahin ayrıca yurdun Kız veya Erkek olacağına da “Henüz karar vermedik, talebe gore karar vecegiz.” dedi.

Yurt inşaatının fotoğrafları için linke tıklayıp itu24 FACEBOOKsayfamızdan görebilirsiniz.

FOTO GALERİ

Rektörlük yarışları haziran ortasında…

Published by:

rektr

Üniversitelerde rektörlük seçimi heyecanı önümüzdeki ay başlıyor. Aralarında Orta Doğu Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Boğaziçi ve Ankara Üniversitesi gibi köklü üniversitelerin de bulunduğu 20 üniversite yeni rektörünü seçecek.

Seçimlerin sonucunda rektörler ya koltuğunu başkasına bırakacak ya da kendileri oturmaya devam edecek. 14-15-16 Haziran’da üniversitelerde yapılacak seçimlerin ardından en fazla oyu alan 6 isim Yükseköğretim Kurumu’na (YÖK) bildirilecek. YÖK Genel Kurulu, bu isimler arasından gerekli incelemeyi yaptıktan sonra sayıyı 3’e indirecek. YÖK, bu 3 ismi belirlerken rektör adaylarını tanışma toplantılarına çağırarak, “Bu aday kimdir?” sorusuna cevap arayacak. Ardından belirlenen 3 ismi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e sunacak. Gül ise, 3 adaydan birini rektör olarak atayacak.

20’sinde seçim
Akdeniz, Ankara, Atatürk, Boğaziçi, Cumhuriyet, Çukurova, Dicle, Dokuz Eylül, Ege, Erciyes, Fırat, Gazi, Gaziantep, İnönü, İstanbul Teknik, Karadeniz Teknik, Ondokuz Mayıs, Orta Doğu Teknik, Trakya ve Yıldız Teknik.

Üniversite üniversite adaylar

BOĞAZİÇİ

Boğaziçi Üniversitesi’nde resmi olarak rektör adayı olacak isimler açıklanmadı. Ancak, şimdilik kulislerde 3 isim dolaşıyor. Boğaziçi Rektörü Prof. Dr. Kadri Özçaldıran’ın henüz adaylık konusunda açıklama yapmamasına rağmen seçime gireceği belirtiliyor. Diğer adaylarda yakın zamana kadar Rektör yardımcısı olan ve Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü eski Müdürü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu ile Fen- Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gülen Aktaş.

İTÜ

 

İstanbul Teknik Üniversitesi’nde (İTÜ) 3 isim resmi olarak adaylığını açıkladı. Rektör Prof. Dr. Muhammed Şahin önümüzdeki dönem de bu koltukta oturmak istiyor. Şahin, “Cumhuriyetimizin 2023 hedeflerine ulaşmada üniversitemiz en büyük katkıyı vermeye başladı ve bunun devam etmesini arzuluyoruz. 2012-2016 döneminde İTÜ’yü dünyanın lider üniversitesi konumuna getirme hedefindeyim” diye konuştu. Şahin’in rakipleri ise İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü ve Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Karaca ile İTÜ Kimya Metalurji Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Hasan Can Okutan.

ANKARA

 

Ankara Üniversitesi rektörlüğü için 7 aday yarışacak. Rektörlük görevini sürdüren Prof. Dr. Cemal Taluğ ile birlikte, Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Aydal da adaylığını açıkladı. Ankara Üniversitesi rektörlük yarışına tıp fakültesinden de 5 isim katılıyor. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlker Ökten’in yanı sıra, öğretim üyeleri Prof. Dr. Erkan İbiş, Hikmet Akgül, Necati Örmeci ve Taner Demirer de rektörlük için yarışacak diğer isimler. Öte yandan 2008 yılında Orta Doğu Üniversitesi Rektörlük koltuğuna oturan Prof. Dr. Ahmet Acar da bu yıl yapılacak rektörlük seçimlerinde adaylığını açıkladı.

 

EGE

 

Türkiye’deki az sayıdaki kadın rektörlerden Ege Üniversitesi mevcut Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz seçimler için adaylığını açıkladı. Prof. Dr. Yılmaz, tekrar rektör olduğu takdirde, yüksek lisans ve doktora konusunda uluslararası ortak doktora programları açmak istediğini söylüyor. Aday olan diğer isimler ise şöyle: Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cüneyt Hoşcoşkun ve Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Özbaran.

 

www.hurriyetegitim.com/haberler/17.05.2012/rektorluk-yarisi-haziran-ortasinda.aspx