Metro Cikolatası ile Calısan Motosiklet : ITU Enerji Enstitusu Muduru Prof. Dr. Altug SiSMAN ile Roportaj…

IMG_08301

İstanbul Teknik Üniversitesi Enerji Enstitüsü ve Ülker Dünya’da bir ilki gerçekleştirerek Metro çikolatası ile çalışan Motosiklet yaptı.

Bizde itü24.com ekibi olarak bu konuya dikkat çekmek ve gerçekçiliğini bir kere daha göstermek amacıyla İTÜ Enerji Enstitüsü’ne Giderek Enstitü Müdür Sn. Prof. Dr. Altuğ ŞİŞMAN ile bir röportaj gerçekleştirdik.

 

Röportaj ve Çözümleme: İbrahim GEZMİŞ

Altuğ Şişman Kimdir?

 

Altuğ şişman şu an İTÜ Enerji Enstitüsü Müdürlüğü görevini yürüten öğretim üyelerinden birisidir. Ben aynı zamanda yenilenebilir enerji anabilim dalının bir öğretim üyesiyim.

İTÜ Enerji Enstitüsü Nedir Ne İş Yapar?

 

Sadece lisansüstü eğitimi yapan master ve doktora programları olan 300 tane öğrencisi bulunan bir enstitüdür. 250 Master 50 Doktora öğrencisi vardır. Yoğun bir şekilde endüstriyle iş birliğine odaklanmış ağırlıklı olarak AR-GE faaliyetlerini endüstri desteği ile yürüten laboratuvarlarını endüstri desteği ile kuran ve geliştiren bir kurum. Öğrencilerine de tez konuları olarak endüstrinin problemlerini veren vermeye çalışan ve bu çerçevede endüstrinin teknik problemlerini çözen, master ve doktora öğrencilerine de endüstriden burs olanakları sağlayan dolayısıyla tez süreçleri boyunca piyasada çalışmak zorunda kalmadan hayatlarını devam ettirebilmek için sadece tezlerini yapmalarını yeterli kılan bir enstitüyüz. Biz buna Endüstri Destekli Araştırma Görevliliği (EDAP) modeli diyoruz. Bu sayede öğrencilerin sadece tezlerine odaklanmasını sağlıyoruz. Program olarak Enerji Bilim ve Teknoloji programımız var bu program hem yüksek lisans hem de doktora programı içeriyor. Bir de yeni açmış olduğumuz ikinci yılına giren Radyasyon Bilim ve Teknolojileri yüksek lisans programımız var.

Metro Enerji Testi fikrinin oluşması ve Enerji Testi-1’in aşamaları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Geçen sene Ülker bize gelerek bir fikir sundu ve hocam dediler biz reklam filmini çekerken tüketeceğimiz enerjinin tamamını çikolata yiyen insanlar tarafından üretilmesini istiyoruz. Bu mümkün olabilir mi dediler. Biz eğer bunu yapabilirsek Dünya’da ilk defa bir reklam filmini ve o reklam filminin enerjisini reklam filmine konu olan gıdadan insanlar aracılığıyla üretmiş olacağız. Bizden istenilen 40 kişilik bir ekibin Metro çikolatalarını yerken elektrik üretip bu elektrikle de filmin çekilmesini sağlayacak teknik ekipmanı sağlamaktı bizde kabul ettik. Öğrencilerimiz ve Araştırma grubumuzun içerisindeki elemanlarımızla beraber geçen sene bunu gerçekleştirdik. . Geçen sene 40 kişi günde 6 saat 5 gün boyunca pedal çevirdi ve pedal çevirirken ürettikleri elektrik akülerde depolandı ardından bu enerji ile reklam filmi çekildi. Burada kısa bir şey anlatayım “Arkadaşlar ilk gün 5 6 saat pedal çevirince dediler hocam herhalde bir apartmanın tüm günlük elektriğini karşıladık çünkü kan ter içinde kaldık, ben de dedim öyle bir şey olmadı sadece 1 kişinin banyosu için gereken sıcak suyun ısıtılması için ihtiyaç olan enerjiyi ürettiniz dedim. O yüzden evinizde 1 bardak sıcak su için çaydanlığa ağzına kadar su doldurup ısıtmayın, gördüğünüz gibi bu enerji kolay elde edilmiyor.

Ve günümüzün merak edilen sorusuna gelelim Metro Enerji Testi 2 Yani Metro ile Çalışan Motosiklet hangi aşamalardan geçilerek yapıldı?

Bu seneki enerji projesine gelelim. Hocam dediler bu senede başka bir tema başka bir proje yapalım ama benzer etkileri olsun. Bunun üzerine bizde Enerji Enstitüsü olarak toplumun ve kamuoyunun piroliz konusuna dikkatini çekmek istiyorduk. Piroliz dediğimiz işlem aslında çok uzun yıllardır bilinen kimya mühendislikleri ve kimya lisans bölümleri başta olmak üzere birçok üniversitede birçok bölümde çalışılan bir konu fakat Türkiye’de bu konu uygulama alanında yaygınlaşmamış durumda.

Peki, hocam nedir bu piroliz?

Herhangi bir organik malzemeyi alıyoruz oksijensiz ortamda yüksek sıcaklık ve basınçta bir işleme tabii tutuyoruz. Bu organik malzemedeki makro moleküller yüksek sıcaklığın getirdiği moleküler kinetik enerjiyle gaz fazında birbirleri ile çarpışırken bu makro moleküller kırılıp daha küçük hidrokarbonlara dönüşüyorlar ve böylece metan ve hidrojen gibi veya propan bütan gibi teknolojide kullanabildiğimiz günlük hayatımızda yakıt olarak kullanabildiğimiz ürünlere gazlara dönüşüyor. Araba lastiğine de bu işlemi uygulanırsa yakıta dönüştürülebiliyor. Her türlü gıda atığını da dönüştürebiliyorsunuz. Bu yüzden de piroliz tesisleri ülkemizde de yaygınlaşması gerekiyor. Bu konuya bu yüzden dikkat çekmeye çalıştık.

Biz çikolata ile bir motosikleti götürürüz dedik inanamadılar. Dünyada ilk olacaktı.

Bu düşünceyle dedik ki biz çikolata ile bir motosikleti götürürüz. Onlar da hocam harika ama böyle bir şey olabilir mi dediler. Biz de olur, yapılabilir dedik ve Dünyada da bir ilk olacaktı. Ve çikolatayla motosikletin gitmesinin reklam açısından ilgi çekilebileceğini düşündük. Merak uyandıran nasıl olur, böyle bir şey gerçek mi, dedirten bir içeriğe sahip. Zaten bizim de, onların da amacı buydu. Ama bizim amacımız piroliz konusuna ilgi çekmek. Ülker’in amacı ise kendi ürünlerine ilgi çekmekti.

Bizim amacımız piroliz işlemine dikkat çekmekti

Biz burada Ülker Metro’nun finansal desteği ile yeniden, sıfırdan, olmayan bir laboratuvar inşa ettik. Bu enerji enstitüsü için önemli bir kazanımdır. Bu sayede ise araştırma grubum içerisindeki öğretim elemanı arkadaşlarım araştırma görevlilerim ve öğrencilerim bu konuda ilk defa bir deneyim sahibi oldular. Reaktörü dizayn ettik ve ardından motosikleti modifiye ettik. Ama söylediğimiz gibi amaç kesinlikle fosil yakıtlara bir alternatif oluşturmak değil piroliz konusuna ilgi çekmekti. Ve bir de dünyada ilk olacak bir projeyi gerçekleştirmekti. Çikolata ile motosiklet yürüttük dünyanın nesine yaradı dersek eğer Felix de stratosferden dünya ya atladı ne yarar oldu diyebiliriz. Amaç bir konuya ilgi ve dikkat çekmekti.

Metro ile Çalışan Motosiklet projesi ne kadar sürdü ve Metro ile bir Motosiklet nasıl çalıştı?

Ülker’in desteği ile ocak ayında proje başladık. Hızlı bir şekilde, 6 ay içerisinde laboratuvar kuruldu donanımlar alındı araştırma başlandı. İlk önce prensip şuydu insan bedeni çikolatayı yediği zaman asıl olarak şeker ve yağ sindirim sistemi tarafından ayrıştırıldıktan sonra vücut kasları tarafından kullanılabilen bir enerji üretildiğini biliyoruz. İlk prototipi yapmaya koyulduk. Benzer bir mantığı içten yanmalı bir motor için de yapabileceğimizi düşündük. Tek sorun ise motosiklet şekeri ve yağı yakamamasıydı. Çünkü şeker ve yağ çok iri moleküller. Biz bunları piroliz işlemine tabi tutarak küçük parçalara küçük hidrokarbonlara ayrıştırırsak metan gibi propan gibi motosikletin kullanabileceği bir yakıta dönüştürmüş olabiliyoruz. LPG ile giden otomobiller motosikletler olduğunu da biliyoruz fakat bu gaz LPG den farklı bir gaz içinde belli oranda hidrojen, metan ve propan bütan içeriyor bu özel karışımla gidecek şekilde motosikletin regülatörünü, mikserini yanma sistemini olduğu gibi değiştirdik. Dolayısıyla proje iki fazda oldu ilk fazda çikolatanın piroliz işlemi ile gazın elde edilmesi, ikinci fazda ise bu gazla çalışabilecek şekilde motosikletin modifiye edilmesi. Biz motosikletin egzozuna giden gazın sıcaklığını ölçtüğümüzde 600 dereceyi buldu. Yani aslında motorun silindirini terk eden gaz 600 derece sıcaklıkta biz bu egzoz gazının ısısından piroliz reaktörünü beslemek için yararlanabileceğini gördük. Dolayısıyla motosikletin egzozunu çıkarttık onun yerine egzoz gazını içinden geçiren hem egzoz işlevi gören hem de piroliz reaktörü işlevi gören bir reaktör tasarlayıp egzozun yerine yerleştirdik. Ardından çikolatayı attığımızda egzoz gazlarının ısısıyla piroliz oluyor çıkan gazı filtreliyoruz temiz bir şekilde de gazı motora gönderiyoruz motorda çikolatadan elde edilmiş bir gaz karışımı ile çalışmaya başladı. Ve çalışırken yine açığa çıkan egzoz gazı da kendi kendini beslemeye başlıyor.

İlk motosiklette yeterli performansı alamayınca 2. Prototipi yapmaya karar verdik

Daha sonra ise egzoz üzerindeki bu reaktörün ürettiği gaz miktarı motosikletin performansını haliyle kısıtlıyor yani ne kadar gaz çıkıyorsa motosiklet ancak o kadar hızla gidebiliyor. Daha yüksek performans istediğinizde daha çok gaz talep ediyor ama reaktörümüz o kadar hızlı üretemiyordu gazı. Performansı kısıtlayınca Ülker’de dedi ki hocam sorun değil ikinci bir prototip yapalım piroliz gazını laboratuvar da üretin sonra bu gazı tüplere depolayalım motosikletin üzerine bu tüpü yerleştirelim direkt oradan beslensin motosiklet. Bizde böylece ikinci prototipi yaptık. Resimlerde gördüğünüz ise 2. Prototip. Şimdi motosiklet ne kadar gaz istenirse tüplerden o kadar gaz alabiliyor bu yüzden performans oldukça artmış oldu. Şuan bu 2. Prototip deki motosiklet saatte 120 Km hız yapabiliyor. Ve 0-100 km/s hıza 4,5 saniye de hızlanabiliyor. 1 kilo çikolatadan elde edilen gaz ile yani 1 kilometro ile 1 kilometre gidiliyor. Böyle bir ses uyumu da oluşmuş oldu. Yani 24 adet Metro ile 1 kilometre yol kat etmiş oluyoruz. Bunun teknik olarak üst limiti nereye çekilebilir diye sorarsanız eğer 20 kilometreye kadar çıkartabiliriz bu mesafeyi yani 1 kilo Metro ile 20 kilometre yol kat edebiliriz. Ama bunu yapmıyoruz amaç burada piroliz işlemini daha fazla geliştirmek değildi. Amacımız sokaklarda çikolata ile giden motosikletler yapmak değil de Felix’in yaptığı gibi bir ilk olması ve bir konuya dikkat çekmesiydi.

Bu çalışma kaç kişilik bir ekiple yapıldı?

İTÜ Enerji Enstitüsünde ki ekip 8 kişilik bir ekip 1 tane eski mezun öğrencimiz destek verdi sanayi ve endüstriden birlikte çalıştığımız motosiklet modifikasyonunu yapan 2 adet arkadaşımızla birlikte toplam 11 kişilik bir ekiple yapıldı. Sonrasında 6 aylık çalışma bazı nedenlerden dolayı 9 ayda bitti.

Motosiklet modifikasyon yapılırken özel bir motosiklet kullanıldığı doğru mu? Bilgi verebilir misiniz?

Evet, doğru 2. Motosiklet de yüksek performans istediğimiz için dünyada 100 tane üretilen Türkiye’de ise 1 ya da 2 tane olan bir motosikleti aldık ve neredeyse motorun dışındaki bütün bileşenleri söktük. Çok özel bir tasarım yapmış olduk.

Metro ile Çalışan Motosiklet ile ilgili olarak istek olursa gezi yapılabilir mi?

Olur, tabi ki olur, ama arzumuz iki-üç kişilik bir topluluklar halinde değil de öğrenci kulüplerinden veya kendi aralarında toplanarak gelmeleridir. Bu konuda şu yolu izleyebilirler bizden randevu talep ederler, ardından biz onlara gün ve saati bildiririz ve o gün ve saatte olacak şekilde gelip bilgi almalarını sağlayıp laboratuvarımızı gezebilirler. İlla bir kere olması da şart değil biz bunu İTÜ’lü öğrencilerimize 10 ayrı seansta yapabiliriz.

Bu projede dikkat çekmenin yanında da büyük bir yatırımda oldu mu enerji enstitüsü için?

Kesinlikle doğru bir noktayı işaret ediyorsunuz. Yaklaşık 200 bin TL civarında bir kalıcı yatırım yapıldı buraya Laboratuvarın duvarı bile yoktu duvarını ördürüp kapısını koyarak başladık. Zeminini, tezgâhını bütün aletleri bilgisayarı her şeyi sağlamış olduk. Günümüzün öğrencisi tahta başında yazılanlardan eğitim almaktan pek hoşlanmıyor. Bilfiil işin içine bir an önce girmek cihazlara dokunup oynarken çok daha iyi öğrenip motive oluyor. Kısaca Öğrencilerimizle güzel çalışmalar yapmış olduk.

Bu proje ile ilgili bir bilinçlendirme çalışması olacak mı?

Evet düşünülüyor. Şimdi de yeni bir tır yapılıyor yine üniversiteleri dolaşıp bu motosikletin nasıl çalıştığını yine birçok üniversiteyi dolaşarak anlatacak.

Birçok kişi bunun sadece reklam olduğunu inanmadığını her ortamda belirtiyor böyle bir algı oluştu bu konuda ne demek istersiniz?

Yazılarınızda buna değinirseniz çok sevinirim “BU BİR REKLAM HİLESİ DEĞİL BU BİR GERÇEK.” Hile olsa İTÜ Enerji Enstitüsü ismi geçer mi? Teşekkür edilir mi? Böyle bir durum olsa İTÜ hemen dava açar ismimizi yalan yanlış bir projede kullanılıyor diye. Bu bir gerçektir. Umarız bu tır ile bunun gerçekliği daha da akılda kalıcı bir şekilde anlatılacak, biz AVM lerin yakınlarına da kurulmasını istedik. İnsanlar buna olağanüstü bir teknoloji olarak bakıyor fakat bilimsel olarak pekte normal bir durum. İlginçtir cezaevinden mektuplar alıyoruz hocam biz bu reklamı gördük inanamadık aramızda iddia oldu gerçek mi değil mi bize bunu açıklayın diye.

Bu projede İTÜ Destekli olduğunu reklamlarda belirtilmesi nasıl bir katkı sağladı?

İTÜ’nün adının bu çalışmada geçmesi oldukça pozitif bir etki yarattı bir nevi bizim de reklamımız yapılmış oldu. Enerji Enstitüsü de daha fazla tanınmış oldu.

Önümüzdeki Yıl da şuan ismini gizli tuttuğumuz çok farklı bir proje ile tekrar kamuoyunun karşısında olacağız!

3. yılımız için çok daha sıradışı bir proje olacak onu söyleyemeyeceğim gizli tutulması istendi aslında biz bunun 1 yıl önce tasarımını yaptık sıraya koyduk inşallah ocak ayında başlayıp seneye bu zamanlara yetiştirmeye çalışacağız. Yine “Ülker Metro Enerji Testi 3” olacak daha ileri daha çılgın bir fikri ortaya çıkaracağız. Seneye bu zamanlar yine röportaj yaparız diye ümit ediyorum.

Enerji Enstitüsü Projeleri hakkında bilgi alabilir miyiz?

    • Fiat firmasına elektrikli arabalar için batarya yönetim sistemleri geliştirdik ve teslim ettik ve onlarla 2. Bir proje aşamasındayız
    • Baymak firmasıyla Türkiye’nin ilk toprak kaynaklı ısı pompasının prototipini ürettik sergiye çıktı. Şimdi seri üretime hazırlanıyoruz.
    • İnci akü ile bataryalardaki şarj durumunu çok hassas öngörebilen bir teknoloji geliştirmeye çalışıyoruz.

Örneğin telefonlarımızın bile pilleri yaşlandığı zaman şarja takıyoruz dolu gösteriyor fakat konuşmaya başlayınca aniden bitiveriyor ve bizde pilin ömrünü tamamladığını anlıyoruz. Şimdi bunun bir arabada olduğunu düşünürsek elektrikli arabanın aküsünü tam dolduğunu gördükten sonra yola çıktınız araba 5 10 km sonra durup yolda kalırsanız bu kabul edilebilir bir şey olmadığı için bu konuda bir çalışmamız var. Duratel firması ile termoelektrik soğutma sistemleri üzerine çalışıyoruz. Vestel LED Armatür tasarımı ve üretimi üzerine çalışıyoruz. Enstitüye 1 milyon Euro’yu aşan bir yatırım yapıldı.

Sizce Türkiye ve İTÜ enerji enstitüsü konusunda hangi noktada?

Türkiye Enerji teknolojilerini geliştiren ve ihraç eden bir ülke haline gelmesi gerekiyor. Dünyada ilk 10 ekonomi arasına girmemiz için Türkiye’nin teknolojiyi ithal eden değildi geliştirip ihraç eden bir ülke olması gerekiyor. Bunun içinde üniversite sanayi ilişkisinin çok iyi ilerletilmesi gerekiyor. Bu anlamda olumlu gelişmeler var fakat yeterli değil daha çok geliştirilmesi gerekiyor.

İTÜ deki Nükleer Reaktör ile ilgili bilgiler verebilir misiniz?

Tabi ki, İTÜ de Triga Mark II nükleer reaktörümüz var. Türkiye’nin tek çalışan araştırma reaktörüdür. Bu reaktörü hem eğitim hem de araştırma amaçlı kullanıyoruz. Kendinden emniyetli hiçbir şekilde kaza riski içermeyen, kazayı kasten yapsanız bile kaza gelişemiyor. Yani bu nükleer yakıtlara biz kendinden emniyetli yakıtlar diyoruz. Bu reaktörün İnsan hatası olsa dahi kendi kendini frenleyen bir mekanizması var. O yüzden biz büyük güç reaktörlerinde bir Çernobil felaketi gibi bir felaketlerle sonuçlanabilecek deneyi bilerek kasten burada rahatlıkla yapıyoruz. Hiçbir şey olmuyor çünkü fiziki gereği, doğası gereği kendinden emniyetli yakıtları var.

Triga Mark II Nükleer Reaktörü Türkiye’de tek olduğu için başka yerlerden araştırmalar için gelenler oluyor mu?

Evet, doğru. Çeşitli birimlerden nükleer reaktörümüzde özellikle malzeme ışınlama, yani radyasyona maruz bırakma ve radyoaktif hale getirme ve sonrasında da çeşitli analiz talepleri oluyor bizde bu talepleri seve seve karşılıyoruz. Bunun dışında teknik geziler çok sık olmakta. Özellikle İstanbul il eğitim müdürlüğü ile çalışmalar yapıp İstanbul genelinde ki lisedeki öğrencilerin fizik dersleri kapsamında enerji enstitümüze gelip gezmelerini özendirilmelerini rica ettik. Her hafta bir liseden öğrenciler gelip enstitümüzü geziyorlar. Bu sayede öğrencileri nükleer enerji konusunda bilinçlendirmeye çalışıyoruz tehlikeli olmadığını anlatmaya çalışıyoruz.

Peki, bir öğrenci ileride enerji enstitüsünde eğitim görebilmesi için hangi aşamaları bitirip hangi bölümlerden mezun olup gelmelidir?

Tüm mühendislik bölümleri ve temel bilimlerden yani matematik fizik kimya gibi bölümlerden mezun olup gelebilirler biz kabul ediyoruz. Ardından onlara bir temel eğitim veriyoruz. Enstitümüzün disiplinler arası bir yapısı var. Herkes geliyor bir havuzda toplanıp temel eğitim verilip ardından uzmanlık alanlarında eğitimler veriliyor.
—————————————————————————————–

İstanbul Teknik Üniversitesi Enerji Enstitüsü Müdür Sn. Altuğ ŞİŞMAN’a Teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Görsel desteğinden dolayı Ülker Firması, Marka Yöneticisi BERAT ÇAĞLAR KARAGÖZ’e Teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Röportaj Belgeseeli

Ülker Metro Enerji Testi -2- Belgeseli

FOTOĞRAF GALERİSİ

Bir Cevap Yazın